Rıfat Ilgaz Kimdir?

Rıfat Ilgaz Kimdir?

Türk edebiyatının çınarı Rıfat Ilgaz kimdir?

7 Mayıs 1911 tarihinde Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu. Çok sevdiği Cide’yi, “Anam ne iyi etmiş de beni bu cana Rıfat Ilgaz Kimdir?yakın memlekette doğurmuş” diye anlatır. İlk şiiri “Sevgilimin Mezarında” henüz 15 yaşındayken Kastamonu Nazikter gazetesinde yayımlandı. Varlık, Oluş gibi dergilerde göründü.

TOPLUMCU GERÇEKÇİ AKIMIN TEMSİLCİSİ

Kastamonu Muallim Mektebi’nden mezun oldu. Gerede, Akçakoca ve Gümüşova’da öğretmenlik yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsü’nü 1938’de bitirdi. İstanbul’da Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe öğretmenliği yaptığı dönem II. Dünya Savaşı yıllarına rastlar. O dönemde şiir anlayışı değişti, toplumcu bir anlayışa yöneldi. Türk edebiyatında “toplumcu gerçekçi şiir akımı”nın kurucuları arasında yer aldı. 1944 yılında yayımlanan ikinci şiir kitabı “Sınıf” toplatıldı, 6 ay cezaevinde yattı.Rıfat Ilgaz Kimdir?

Verem nedeniyle zaten kötü olan sağlığı bozuldu, öğretmenlikten de uzaklaştırıldı. Rıfat Ilgaz, Hayatını gazetecilik yaparak sürdürdü. 40’lı 50’li yıllarda siyasi içerikli mizah dergilerinde yer aldı. Sabahattin Ali ve Aziz Nesin’le çıkardıkları Markopaşa yılları, dünya çapında ün kazanan Hababam Sınıfı’nın doğuşuna tanıklık etti. Ilgaz, bir şiirinde, kendisini, “Sınıf’ın ozanıyım mimli/Hababam Sınıfı’nın yazarıyım ünlü” diye tanımlayacaktı. Hababam Sınıfı, öne tiyatroya, ardından da beyazperdeye uyarlandı.

12 EYLÜL’ÜN HIŞMINA UĞRADI

Rıfat Ilgaz, 1974 yılında emekli olduktan sonra memleketi Cide’ye yerleşti. Romancılığa ağırlık verdi. “Yıldız Karayel” adlı romanını yazarken, 12 Eylül darbesinin ardından gözaltında alındı. Gözleri bağlı, elleri zincirci halde Cide’den Kastamonu’ya götürülerek mezbahadan bozma cezaevine konuldu. Bir süre sonra hastalığı nedeniyle Ballıdağ Sanatoryumuna yatırıldı, ardından da serbest bırakıldı.

Yaşamının kalan kısmını İstanbul’da sürdürdü. Oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte Çınar Yayınlarını kurdu. Sivas’ta 2 Temmuz’da yaşanan Madımak katliamının acısına dayanamadı. 7 Temmuz 1993’te hayata veda etti. Şiir, roman, öykü, anı, çocuk edebiyatı ve tiyatro alanında yaklaşık 80 eseriyle Türk edebiyatının çınarı unvanına sahip oldu